Zeynep Hayvanat Bahçesinde

Zeynep Hayvanat Bahçesinde

O gün Zeyneplerin Sınıfında konu hayvanlardı. Sevgi Öğretmen:

– Çocuklar, herkes sevdiği hayvanın resmini yapsın, dedi.

Bütün çocuklar kedi, köpek, kuş, kelebek gibi hayvanların resimlerini çizdiler. Sevgi Öğretmen:

-Yaptığınız resimler çok güzel. Ama doğada günlük yaşantımızda rastlamadığımız hayvanlar da bulunur. Mesela kaplanlar, aslanlar, maymunlar, filler, ayılar, geyikler, zürafalar, zebralar ve hatta cepleri bile olan hayvanlar var. Bu hayvanları görmek ister misiniz?

Zeynep:

– Aaa, öğretmenim ormana mı gideceğiz?

– Hayır Zeynepçiğim, bu hayvanları hayvanat bahçesinde görebiliriz, dedi Sevgi Öğretmen.

Sevgi Öğretmen hayvanları tanımak için hayvanat bahçesine gideceklerini söyledi. Çocuklar çok sevindiler. Çocuklardan biri:

– Ben hayvanat bahçesinden bir aslan almak istiyorum. Bir diğeri;

– Bende maymun alacağım. Hem onunla oynarım, dedi.

Sevgi öğretmen, öğrencilerinin bu sözlerine gülümsedi. Bakalım hayvanat bahçesine gittiğinizde de aynı şeyleri düşünecek misiniz?

Hafta sonu onları geziye götürecek olan otobüs bütün öğrencileri evlerinden aldı. Herkes gülüyor ve eğleniyordu. Yalnız Kerem, hiç iyi görünmüyordu. Otobüsün camına yaslanmış sessizce oturuyordu.

– Neyin var Kerem, dedi Zeynep.

– Ben hayvanlardan çok korkuyorum, dedi Kerem.

Zeynep onu cesaretlendirmek için:

-Ben evde köpek besliyorum. Biz onunla çok iyi bir dostuz.

Hayvanat bahçesine geldiler. Otobüsten indiler. Sevgi öğretmen, öğrencilerini saydı. Yalnız bir kişi eksik. Zeynep:

– Öğretmenim! Öğretmenim! Kerem inmedi.

Sevgi öğretmen, otobüsün içine baktı, Kerem koltuğun altına saklanmıştı. Sevgi öğretmen:

– Keremciğim. Buraya gelir misin? Bir sürü farklı hayvan ile dost olmaya gidiyoruz. Biz onlara iyi davranırsak onlarda bize zarar vermez.

Kerem utana sıkıla öğretmeninin elinden tutarak otobüsten indi. Onları güler yüzlü bir rehber karşıladı ve:

– Hoş geldiniz çocuklar benim adım Nilgün, size hayvanat bahçesini ben gezdireceğim. Daha önce görmediğiniz hayvanların hiç bilmediğiniz yönlerini anlatacağım. Ama sesiz olalım ki onları ürkütmeyelim. Haydi bakalım herkes el ele tutuşup beni takip etsin.

Kerem de öğretmeninin elini tuttu. Hayvanat bahçesinde her yerden değişik sesler geliyordu. Hava güzel olduğu için bütün hayvanlara barınaklarından dışarı çıkmıştı. Öğrencilerden biri:

-Aaa! Pijamalı eşeğe bakın, dedi.

-Çocuklar, onlar zebra, eşek değil, en az atlar kadar da hızlı koşarlar, dedi rehber Nilgün hanım.

– Bunların hepsi birbirine benziyor, dedi bir çocuk.

– Evet öyle görünüyor ama her zebranın üzerindeki çizgiler birbirinden farklıdır, dedi rehber.

O sırada bir kükreme sesi duydular. Bütün çocuklar bu sesin nereden geldiğini merak etti. Çocuk sessizce:

-Hıştt. Çocuklar. Bu ses ormanların kralı aslana aittir. Aslan kükrediği zaman sanki ormanda hayat durur. Herkes susar ve kralı dinler, dedi Sevgi Öğretmen.

Zeynep gururla:

– Öğretmenim! Öğretmenim! Ben aslan burcuyum, dedi.

Biraz daha ilerlediklerinde hortumuyla yavrusunu ıslatan dev fili gördüler.

– Burnuna bak up uzun, dedi çocuklardan biri.

– Çocuklar fil, hortumunu koku almak ve su besinleri ağzına götürmek için kullanır.

– Kulakları niçin kocaman?

– Kulakları onların yelpazeleridir. Vücutlarını serinletmek için onları kullanırlar.

Sırada sevimli maymunlar vardı. Ne kadar güzel oynuyorlardı. Daldan dala zıplıyorlardı. Rehber:

– “Çocuklar maymunlara yiyecek verebilirsiniz” dediğinde, Zeynep çantasından bir muz çıkardı. kafese yaklaştı, yaklaştı. Maymun elindeki muzu hemen alıp kaçtı. Tüm çocuklar bu olaya çok güldüler. Rehber:

– Şimdi çocuklar tünel gibi bir yere gireceğiz. Burası balıkların bölümü, Önce karanlık bir yere girdiler. Birden karşılarına kocaman bir akvaryum çıktı. İçinde rengarenk balıklar yüzüyordu. Çocuklardan biri:

– Öğretmenim, sanki denizin altındayız.

– Evet çocuklar denizin altı tıpkı bu akvaryum gibi. Çok sakin ve renklidir. Bakın bunlar ahtapotlar ve ıstakozlar. Bunlarda denizin en vahşi canlıları köpekbalıkları.

Nihayet aslan ve kaplanların bulunduğu bölümlere geldiler. Aslanlar gösterişli yeleleriyle pek mağrur görünüyorlardı. Rehber:

– Aslan ve Kaplanlar, kedigillerdendir. Ama onları kedi gibi uysal zannetmeyin.

– Şu kaplan yavrularına bakın, ne kadar sevimliler. Anneleri ile oyun oynuyorlar.

-Sakın buna aldanmayın çocuklar. Kaplanlar kendi çocuklarına ne kadar şevkatli iseler. Diğer hayvanlara karşı o kadar vahşidirler, dedi rehber.

Öğrenciler bu kez dev bir kafesin içine girdiler. İçeride yüksek ağaçlar var. Kuşlar sanki koro oluşturmuş şarkı söylüyorlar.

Zeynep:

-Aaa! Papağana bakın. Gagasıyla ağaca tutunuyor.

Rehber:

– Buraya bakın çocuklar, kuş familyasının en süslüsü tavus kuşlarıdır. Kuyruklarını açmış size gösteri yapıyorlar. Bunlarda taçlı turnalar. İbiklerini nasıl da güzel sallıyorlar.

Çocuklar bu bölümü çok sevdiler. Daha önce duymadıkları birçok yeni kuş türü tanıdılar. Öğrenciler daha birçok hayvanı tanıma fırsatı buldular.

Benekli kuleye benzettikleri zürafa, dev kardan adam zannettikleri kutup ayıları, simokin giymiş penguenler hatta kesesinde yavrusunu taşıyan kanguru bile gördüler.

Zaman ne kadar da çabuk geçmişti. Öğretmen yoklama yaptı. Herkes tamdı. Kerem, öğretmenini dinlediği için çok mutluydu. Artık hayvanlardan korkmuyordu. Dönüş yolunda herkes gördüğü hayvanları birbirine tekrar anlatıyordu.

Zeynep:

– Öğretmenim, hayvan resimlerini yeniden yapabil miyiz? dedi.

Sevgi Öğretmen:

– Elbette. Hatta gezi anısı olarak sınıf panosuna bile asabiliriz, dedi.

Zeynep Hayvanat Bahçesinde hikayemiz burada bitti. Bir sonraki hikayemizde görüşmek üzere…

Yazar: masal-oku.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir