Tarla Faresi ile Şehir Faresi

Bundan çok ama çok uzun zaman önce, bir tarla faresi ile bir şehir faresi varmış. Bu iki fare çok iyi arkadaşlarmış. Şehir faresi çok iyi dostu olan tarla faresini sık sık tarlaya giderek ziyaret eder, ona misafir olur kırlarda bayırlarda oyunlar oyunlar, yemekler yer eğlenirlermiş. tarla faresi çok zengin biri değilmiş ama gönlü çok zengin ve huzurlu bir yaşamı varmış.

Bu günler böyle geçerken bir gün Şehir Faresi, Tarla Faresini, kendisinin yaşadığı şehire davet etmiş. Ben her zaman senin yanına geliyorum. Senin evinde beraberce çok güzel zamanlar geçiriyoruz . Sende benim yaşadığım yere gel bende seni evimde misafir edeyim, ağırlayayım demiş.

Tarla faresi önce bu nazik daveti için teşekkür etmiş ama gelmeyeyim demiş. Şehir faresi çok ısrar edince, Tarla faresi şehir hayatını fazla sevmiyorum ancak çok sevdiğim şehir faresini de kırmak istemiyorum. Arkadaşımın davetine icabet edeyim. Gidip arkadaşım şehir faresini evinde ziyaret edeyim demiş. Sözleştikleri bir gün tarla faresi, şehir faresinin evine doğru yola çıkmış.

Tarla faresi, Şehir faresinin yaşadığı eve gelmiş ama gözlerine inanamamış çünkü bu ev kocaman, saray gibi bir evmiş. Şehir faresi misafiri ve arkadaşı olan Tarla faresini kapıda karşılamış ve onu eve davet etmiş.

Tarla Faresi:

-”Eviniz çok güzelmiş. Çok etkilendim.” demiş. İçeriye giren tarla faresi evin içini görünce bir şaşkınlık daha yaşamış. Hele sofrada bulunan yemekleri ve peynirleri görünce daha da çok şaşırmış, dili tutulmuş. Çünkü sofrada bir kuş sütü eksikmiş.

Şehir faresi, misafiri olan arkadaşı tarla faresini sofrada en baş köşeye oturtmuş. Tam oturmuşlar sofraya tam bir lokma alacakken büyük bir gürültü duymuşlar. Şehir faresi sesleri duyar duymaz hemen yuvasının deliğine kaçmış. Tarla faresi de onun ardından zor atmış kendini deliğe. İkisinin de kalbi korku ile küt küt atıyormuş. Biraz sonrada evin kedisi gelmiş ve etrafı kolaçan etmiş ve gitmiş.

 

Tarla faresi ve Şehir faresi, kedinin gitmesinin ardından tekrar masaya oturmuşlar. Ancak yine bir ses duymuşlar ve yine saklanmışlar. Bu sefer gelen ise evin hanımı imiş. Neyse ki oda Şehir faresi ile Tarla faresini görmemiş. Ancak farecikler bu durumdan da çok korkmuşlar.  

Şehir faresi, evin hanımının gitmesinin ardından yeniden tarla faresini yemeğe davet etmiş.

-”Tehlike geçti. Haydi gel yemeğimizi yiyelim.” demiş.

Tarla faresi ise:

-”Sağol. Ama ben böyle korku içerisinde yemek yiyemem.Bu kadar korku bana yeter.” demiş ve kapının yolunun tutmuş. Giderken de:

-”Yarın bana gel. Ne bulursak onu yeriz. Belki bir kuru ekmek, belki çok az biraz peynir ama korkmadan yeriz.” demiş.

Ertesi gün Şehir faresi, Tarla faresinin evine gitmiş. Dediği gibi zengin bir sofra yokmuş ama korkuda yokmuş. Güzel güzel yemeklerini yemişler, bir güzel eğlenmişler. Tarla Faresi, Şehir faresine istersen sende buraya gel. Orası çok güzel ve zengin bir yer olabilir ancak, korkmadan ve özgürce dolaşarak yaşamak istersen buraya taşınabilir ve burada benimle birlikte yaşayabilirsin demiş.

Bunun üzerine Şehir faresi , Tarla faresinin yanına taşınmış ve ikisi de hayatlarının sonuna kadar özgür, mutlu ve korkusuz bir yaşam sürmüşler. Bir daha hiç şehire gitmemişler.

Şehir Faresi ile Tarla Faresi Hikayesi burada bitmiş. Bir sonraki hikayemizde görüşmek üzere…

 

Yazar: masal-oku.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir