Hz. İbrahim Peygamberin Hikayesi

Hz. İbrahim Peygamberin Hikayesi   Uzun, çok uzun seneler önceydi. Fırat Nehri’nin kolları arasında, Babil adında güzel bir şehir uzanırdı. Meyveleri tatlı, ekinleri dolgun, çiçekleri mis kokulu, inekleri kocamandı. Ve Nemrut adında bir kralları vardı. Babil iyi, ama Kral Nemrut çok kötüydü. Herkes ondan korkardı. Çünkü acımasız bir adamdı. Bir gün, sarayın kâhini, Nemrut’a, “Bu […]

İlk İnsan ve İlk Peygamber Hz. Adem Aleyhisselam

İlk İnsan İlk Peygamber Hz. Adem Aleyhisselam Başlangıçta sadece Allah vardı. Onunla birlikte hiçbir şey yoktu. Sonra Allah yaratmayı diledi. Ve “OL!” dedi. Çünkü Allah bir şeyi yaratmayı dilediğinde, “OL!” der sadece. O da, oluverir… Allah “OL!” dedi, yıldızlar oldu. Allah “OL!” dedi, dünya oldu. Gökyüzü, bulutlar, ağaçlar, çiçekler ve meyveler oldu… Allah “OL!” dedi […]

Hikayelerle Çocuklara 40 Hadis – Ayna

Hikayelerle Çocuklara 40 Hadis – Ayna Vaktiyle vezirlerden biri, ileri gelen adamlarıyla çarşıda dolaşırken yolu esir pazarına düştü. Hürriyetlerini kaybetmiş zavallı insanlar, burada birer birer satılıyordu. Vezir, esirlerin yanına yaklaştı. Onları yakından görmek istedi. Yaşlı bir esir vezire hitaben: –    Efendimiz, sarığınızda bir leke var, dedi. Vezir sangını çıkarıp baktı. Esir haklıydı. Demek ki saatlerdir […]

Konuşan Deve Hikayesi

Konuşan Deve Hikayesi Haydi oğlum yat artık, geç oldu. Sabah zor kalkarsın. Annesi bunu ikinci kez söylemişti Sezer’e. Elindeki kitabı bıraktı, masasından kalkıp yatanına uzandı. Aklı elinden düşüremediği kitabındaydı. En yakın arkadaşı Mustafa, doğum gününde hediye etmişti bu kitabı. “Sevgili Peygamberimiz” serisinin ilkiydi ve Hz. Peygamber’in çocukluğunu anlatıyordu. Mekke’de doğmuş, öksüz ve yetim büyümüş, çok […]

Hikayelerle Çocuklara 40 Hadis – Hırsız

Hikayelerle Çocuklara 40 Hadis – Hırsız Nuri Emmi kendi halinde bir köylüydü. Kimsenin işine karışmadığı, gereksiz yere konuşmadığı için bazıları onu, beceriksiz zannederdi. Akıllı geçinenlerden biri, Nuri emminin eşeğini çaldı. O da yeni bir eşek satın almak için pazara gitti. Orada, bir aşağı bir yukarı dolaşırken kendi eşeğini görüverdi. – Bu eşek benim. Geçen hafta […]

Hikayelerle Çocuklara 40 Hadis – Plastik Tabak

Hikayelerle Çocuklara 40 Hadis – Plastik Tabak İhtiyar marangoz iyice yaşlanmıştı. Gözlerinde fer, parmaklarında derman kalmamıştı. Elleri titrediği için kaşığı tutamıyor, yemeği sofra örtüsüne döküyordu. Oğlu ile gelini, dikkatli davranmıyor diye, ona kızıyorlardı. Hele yemeğin çenesinden aşağı sızması, onları çok rahatsız ediyordu. Sonunda ihtiyarın sofrasını ayırdılar. Kendileri masada yerken, ona yer sofrası hazırladılar. Küçük torunu […]

Hikayelerle Çocuklara 40 Hadis – Diş İlacı

Hikayelerle Çocuklara 40 Hadis – Diş İlacı Kasabanın lokantasına, iyi giyinmiş bir yabancı girdi. Garsona: – Çok pişmiş bir biftek istiyorum. Yanında da salata olsun, dedi. Adam daha ilk lokmayı ağzına götürür götürmez: – Ay! Yine diş ağrım tuttu, diye bağırdı. Elinde, büyükçe bir çanta bulunan bir başka yabancı ona yaklaştı. Çantasından bir küçük şişe […]

Hikayelerle Çocuklara 40 Hadis – Cüzdan

Hikayelerle Çocuklara 40 Hadis – Cüzdan Vaktiyle kötü huylu bir tüccar, pazarda dolaşırken, içinde sekiz yüz altın bulunan cüzdanını kaybetmiş. Sağa sola koşmuş; ama cüzdanı gören birine rastlamamış. Hemen bir tellal tutarak, parasını getirene yüz altın mükafat vereceğini ilan etmiş. Kaybolan cüzdanı, çok dürüst bir adam olan kunduracı Veli bulmuş. Onu sahibi çıkana kadar saklamaya […]

Yardımlaşmanın Faydaları

Yardımlaşmanın Faydaları Hikayesi Çocuklar okulun ilan panosu önünde toplanmışlardı. Yeni asılan duyuruyu merak ediyorlardı. Öğrenciler tarafından hazırlanacak en iyi duvar gazetesiyle ilgiliydi bu ilan. İlanın son kısmında şunlar yazılıydı. “En iyi duvar gazetesi okulumuzun panosunda yayınlanacaktır. kazanan öğrenciler arkadaşlarının huzurunda tebrik edilecek ve kendilerine değerli hediyeler verilecektir.” Zehra ve arkadaşları bu habere çok sevindiler. Teneffüsde […]

Hikayelerle Çocuklara 40 Hadis – Palto

Hikayelerle Çocuklara 40 Hadis – Palto Çoban Ahmet dayı dert küpüydü. Korkunç savaş yıllarında çok şeyini yitirmişti. Karısı ölmüş, oğlu da kaybolmuştu. Şehirdeki işini de kaybedince, bir köyde çobanlık yapmaya başlamıştı. Bir gün yol kenarında koyunlarını otlatırken, hasta bir genci şehre götürdüklerini gördü. Anlaşılan zavallı genç, kendisinden de fakirdi. İncecik bir ceketin içinde titreyip duruyordu. […]