Parmak Kız

PARMAK KIZ MASALI

Evvel zaman içinde yalnız yaşayan bir kadın varmış. Küçük yaşlarından beri hep küçük bir kızı olmasını istemiş. Güneşli bir sabah, bitkilerini sularken, birlikte oynayabileceği küçük bir kızı olmasını dileyip ağlarken, karşısında bir iyilik perisi belirmiş. İyilik Perisi:

 

– Ne oldu çocuğum? Neden ağlıyorsun? dedi. Kadın:
– Küçük bir kızım olmasını her şeyden çok istiyorum. Lütfen söyler misin nereden bir kız bulabilirim? Çaresizim.
İyilik Perisi:
– Oo. Merak etme! Kolayca bir çözüm bulabiliriz.
İyilik Perisi sihirli güçleri ile kadının önüne bir tohum bırakmış ve:


– Çocuğum görüyorsun. Bu çiftliklerde bulabileceğin sıradan bir tohum değildir. bu tohumun bolca sevgiye ve sıcaklığa ihtiyacı var. Bunu bir saksıya koy ve sonra ne olacağını gör. Yeterince güneş ışığı almasına da dikkat et.
Kadın:
– Ay. Teşekkür ederim İyilik Perisi. Çok cömertsin.
Kadın tohumu saksıya dikti ve yeterince güneş ışığı görmesi için penceresinin kenarına koydu. Hızlı bir şekilde tohum büyük güzel bir çiçeğe dönüştü. Laleye çok benziyordu.
Kadın seviyle çiçeği besledi ve hergün suladı. Bir gün yarı aralıklı çiçek yapraklarına bir öpücük kondurdu. Sihirli bir şekilde çiçek tamamen açıldı. Çiçeğin içinde, zarif ve nazlı küçük bir kız oturuyordu.
Kadın:


– Benim çocuğum, benim kızım. Adını parmak kız koyacağım. Baş parmağımdan büyük değil. Ben senin annenim çocuğum. Adında Parmak Kız.
Çiçek ona hayalini kurduğu kız çocuğunu getirmişti. Kıza ceviz kabuğundan bir beşik yaptı. Menekşe yapraklarından bir yatağı vardı ve battaniye niyetine gül yaprağını kullanıyordu. Gün içerisinde lala yaprağından teknesiyle bir tabak su içerisinde dolaşır, beyaz bir atın kıllarını kürek niyetine kullanarak bir uçtan diğer uça gidip gelirdi. Gerçektende güzel bir manzaraydı.
Bir gece, ceviz kabuğundan beşiğinde uykuya dalmıştı ki pencereden içeri büyük bir kurbağa atladı.
Kurbağa:
– Ne kadar da güzel. Sevgili oğluma mükemmel bir eş olur.
Küçük kızın uyuduğu ceviz kabuğunu aldı. Sonra Parmak Kızı küçük bir göletin içerisindeki nilüfer yaprağının üstüne bıraktı.

Anne Kurbağa, oğluna dönerek:
– Onu nilüfer yaprağına koydum. Artık bizden kaçması imkansız bir şey.
Yeşil yaprağın üzerinde yapayalnız olan Parmak Kız, oturup ağladı. Anne kurbağanın korkunç oğlunu eş olarak istemiyordu.
Parmak Kız, Anne Kurbağanın oğluna:
– Seninle hayatta evlenmem.
Küçük Kurbağa:
– Benimle böyle konuşamazsın.
Öte yandan annesi Parmak Kızı evin dört bir köşesinde aradı. Ancak onu bulamadı.


Parmak Kızın bulunduğu yaprağın altında bir balık sürüsü vardı. Kurbağayı görmüşler, konuşmalarını duymuşlardı. Onun için çok üzüldüler ve yardım etmeye karar verdiler.
Bu arada kurbağa ile oğlu düğün hazırlıkları yapmakla meşguldü.
Balıklar bitki sapının etrafında toplandı ve dişleri ile kemirmeye başladılar. Yaprak sapından ayrıldı ve Parmak Kız su üstünde yüzmeye başladı.
Parmak Kız, balıklara:
– Çok teşekkür ederim. Gerçekten de çok iyisiniz.


Parmak kız oradan uzaklaştı. O kurbağaların bulamayacağı kadar uzağa gitmişti. Parmak Kız bir çok yerden geçti. Onu gören küçük kuşlar ne kadar güzel bir kız diye cıvıldadılar.
Karanlık çökünce yaprağına sarıldı ve uyudu. Ertesi sabah güneşin suyu ısıttığı bir yerde uyandı ve su altın sarısına dönüşmüştü. Nehrin sonuna doğru ilerliyordu. Tam o sırada büyük bir böcek geldi.
Böcek:
– Ne kadar güzel bir kız, onu hemen kurtarmalıyım, dedi.
Hemen onu kolları ile kavradı ve Parmak Kızı uzaklara götürdü.
Parmak Kız:
– Beni nereye götürüyorsunuz sayın böcek, dedi.
Böcek:
– Seni kendi evime götürüyorum, dedi.
Bir süre sonra böceğin evine vardıklarında, aynı ağaçta yaşayan böceklerin hepsi kim geldi diye bakmaya geldi.
Böcek:
– Arkadaşlar şu güzel kıza bakın. Onunla evleneceğim, dedi.


Diğer böcekler, ” Sadece iki bacağı var, ne kadarda kötü bir görüntü, şuna bakın sadece iki eli var, ne kadarda yazık insana benziyor. Ne kadarda çirkin..” gibi sözler söyleyince.

Böcekte sonunda aynı fikre vardı ve öfke içinde Parmak Kızı ormanın ortasına bıraktı. Kış yaklaşmıştı. Kar yağmaya başladı. Zavallı kız soğuktan titriyordu. Onun için dondurucu bir soğuktu. Yürüdü yürüdü yol boyunca kendine yiyecek ve barınak aradı. Bir zaman sonra küçük bir kulübeye rastladı. kulübenin devasa kapısına gitti ve kapıyı çaldı. Kapıyı kulübede yaşayan tarla faresi açtı.
Tarla Faresi:
– Sende kimsin zavallı şey, dedi.
Parmak Kız:
– Ormanda kayboldum. Çok ama çok üşüdüm. Yiyeceğimde yok, bana yardım edebilir misiniz? dedi.
Tarla Faresi:
– Burada yalnız yaşıyorum. Evime girip akşam yemeğini beraber yiyebiliriz. İçeride üşümezsin. Ama ondan önce ismini öğrenebilir miyim?
Parmak Kız:
– Benim adım Parmak Kız.
Parmak Kız içeri girdi. Kulübe sıcak ve samimiydi. İçeride bolca tahıl, mutfakta da dolu bir kiler vardı.
Parmak Kız, Tarla Faresine:
– Yemeğinizi benimle paylaştığınız ve kalacak sıcak bir yer verdiğiniz için size teşekkür ederim.
Tarla Faresi:
– Bütün kışı benimle birlikte geçirebilirsin.
Parmak Kız:
– Bayan Fare, gerçekten çok naziksiniz.
Fare, Parmak kızın güzelliğinden o kadar çok etkilenmişti ki, sonsuza dek onunla kalmasını diliyordu. O gece uyumuşlar sabah olup uyanınca Tarla Faresi:
– Hafta sonu olmasından dolayı bugün bir misafirim olacak. Her hafta bir gün komşum beni ziyarete gelir.
Çok geçmeden kapı çaldı ve bir köstebek kapıda görüldü. Siyah kadife pardüsüsü ile ziyarete gelmişti. Köstebek, Parmak kızın tatlı sesini duyunca onun tatlı sesine aşık oldu. Onunla evlenmeye karar verdi. Bu nedenle de Fareye gitti ve şöyle söyledi:
– Sana elimdeki tüm yiyeceği ve evimi veririm. Eğer bu güzel kız ile evlenmemi sağlarsan, dedi.
Bayan fare bu teklif karşısında Köstebeğe hayır diyemedi.
Köstebek:
– Tamamdır. Hazırlıklara başlıyorum o zaman, dedi.
Parmak Kız, Köstebek ile evlenmek istemiyordu. Ertesi sabah oradan kaçmaya karar verdi. Ormanda dolaşırken yerde yaralı bir serçeye rastladı.
Parmak Kız:
– Zavallı kuş soğuktan muhakkak ölmüş olmalı, dedi.
Yaklaşınca serçenin hayatta olduğunu gördü. Sadece yaralıydı.
Parmak Kız:
– İyi misin sevgili serçe, diye sordu.
Parmak kız serçenini ayağının kanadığını gördü. Ona yardım etmek için ayağını saracak bandaj ve ilaç buldu getirdi.
Parmak Kız:
– Merak etmeyin serçe kardeş hemen iyileşeceksiniz, dedi.
Yarası sarıldıktan sonra minik serçe hemen iyileşti ve uçmaya başladı. Parmak Kız, Serçeye güle güle minik serçe geçmiş olsun dedi. Serçede, Parmak kıza çok teşekkür ederim güzel kız bu iyiliğini asla unutmayacağım, dedi. Serçe:
– Sen bana yardım ettin, peki ben senini için ne yapabilirim dedi.
Bu sırada Fare ile Köstebeğin ona yaklaştığını ona seslendiğini duydu. Parmak Kız onların sesini duyunca serçeye olanları anlattı:
– Fare, Bay Köstebek ile evlenmemi istiyor. Rica etsem beni onlardan uzağa götürebilir misin küçük kuş? O köstebek ile evlenmek istemiyorum. dedi.
Küçük Serçe:
– Bir planım var hadi sırtıma tırman, çabuk ol, dedi.
Parmak Kız, Serçenin sırtına tırmandı ve yukarıda uçarken Fare ye çok teşekkür ederim Fare hanım, sizin iyiliğinizi asla unutmayacağım dedi. Serçe onu her renkten çiçeğin bulunduğu çiçek diyarına götürdü. Burada cıvıldayan küçük kuşlarda vardı. Parmak Kız burayı görünce:


– Burası çok güzel. Peki buranın adı ne? diye sordu serçeye.
Serçe:
– Biz buraya çiçek diyarı deriz, ama artık ben gitmeliyim, dedi. Serçe havalandı ve uçup gitti. Parmak kız ona teşekkür etti. Parmak kız çok mutluydu. Çevresindeki çiçekleri tek tek tutup kokladı. Kuşların cıvıldamaları içerisinde çiçek diyarını dolaştı. Çok geçmeden kendi evini hatırladı. Annesinin onu nasıl sevgi ile büyüttüğünü hatırladı. Büyük bir üzüntü duydu. Artık eve gitmek istiyordu. Ama birden çiçek diyarının kralı çıka geldi. Kral, Parmak kızı gördü ve ona hemen aşık oldu.
Kral:
– Ben Çiçek Diyarının kralıyım. Sizde benim hayatımda gördüğün en güzel kızsınız. Benimle evlenip eşim olmak ister misiniz? Sizi Çiçek Diyarının kraliçesi yapacağım.


Parmak Kız bir an düşündü. Karşısında kurbağanın oğlundan, böcekten ve köstebekten farklı bir koca adayı duruyordu.
Parmak Kız:
Beni annemin yanına götürürsen ve üçümüzün beraber yaşayacağı bir ortam sunarsan seninle evlenmeyi kabul ederim dedi.
Kral, Parmak Kızın bu isteğini kabul etti. ve ona bir hediye verdi. Bu hediye büyük bir sineğe ait olan gümüş iki kanattı. İki kanadı Parmak Kızın sırtına takan kral artık beraber çiçekten çiçeğe beraberce uçmaya başladılar. Kısa süre sonra evlendiler.


Evlendikten sonra Kral ve Parmak kız havalandı ve annesinin evini buldular. Parmak kızın geri döndüğünü görmek annesini çok mutlu etti.
Annesi:
– Oh! Parmak kız döndüğün için ne kadar mutlu oldum bilemezsin diyerek sevinç gözyaşları döktü. Artık benden uzaklaşmana asla izin vermem.
Parmak Kız:
– Asla seni bırakmayacağım anne, diye karşılık verdi.
Annesi ikisine de kucak açtı ve sonsuza dek mutlu yaşadılar.

Yazar: masal-oku.com

1 thought on “Parmak Kız

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir