Oyuncakları Toplamak Kimin Görevi?

Oyuncakları Toplamak Kimin Görevi?
(Davranış Eğitimi)

Burcu ve Ela çok yakın arkadaşlar, ama bir süredir aynı mahallede oturmuyorlar. Bu yüzden birbirlerini çok özlüyorlar. Şimdi size burcu ve Elanın hikayesini okuyacağım.
Burcu odasında kikirikle vakit geçirirken burnuna güzel bir koku geldi.
– Hımmm! Annem galiba çilekli pastadan yapıyor, dedi Burcu.
Hemen annesinin yanına gitti. Tahmini doğru çıkmıştı.

Burcu:
– Anne!.. En sevdiğim pastayı yapıyorsun! Misafir mi gelecek yoksa, diye sordu.
– Evet, Kızım… İstersen bana yardım edebilirsin, dedi annesi.
– Çok isterim! Peki kim gelecek anne?
Zeynep hanım güldü:
– Süpriiiz!..
Burcu:
– Ay! Çok merak ettim anne. Söyle lütfen!..

Zeynep Hanım:
-Söylemem, birazcık sabret kızım.
Burcu çok heyecanlanmıştı. Hemen annesine yardım etmeye başladı. Birlikte birbirinden güzel pastalar, börekler, kurabiyeler hazırladılar.
Mutfaktaki hazırlıklar bitince, Burcu odasına gitti. En sevdiği elbiseyi giyip misafirleri beklemeye başladı.
“Ding! Dang! Dong!” zil çaldı. Burcu hemen gidip kapıyı açtı. Gelen Alper ve Dedesiydi. Burcu kapıda onları görünce:
– Sizmiydiniz, dedi hayal kırıklığıyla.

Alper:
– Yoksa bizi gördüğüne sevinmedin mi? diye sordu.
– Şey! Sevindim ama misafir gelecekmiş onu bekliyordum, dedi Burcu.
“Ding! Dang! Dong!” Aradan biraz zaman geçince yine zil çalmıştı.
Burcu kapıyı açtı. Misafirleri görünce:
– Aaa!.. dedi sevinçle. Çok sevdiği arkadaşı Ela gelmişti ailesiyle.
Ela ve Burcu birbirlerine sarıldılar:
– Seni çok özledim, dedi Burcu.
– Bende seni, dedi Ela.
– Hadi odamıza gidelim, dedi Burcu.

İki arkadaş koşa koşa içeri geçtiler. Odaya geçince Burcu hemen oyuncak mutfak eşyalarını çıkardı. Beraber pasta ve börekler hazırladılar. Misafircilik oynadılar. Biraz sonra Zeynep Hanım onları mutfağa çağırdı. Masada onlar için hazırlanmış tabaklar vardı. İki arkadaş sohbet ederek tabaktaki pastaları, börekleri, kurabiyeleri yediler.
Sonra tekrar Burcu’nun odasına geçtiler. Burcu diğer oyuncaklarını da çıkardı. Birçok oyun oynadılar.
Legolardan kuleler yaptılar. Yapbozları birleştirmeye çalıştılar.
Rengarenk kalemlerle resimler yaptılar. burcu ve Ela beraber vakit geçirdikleri için çok mutlulardı. Akşam olurken Ela’nın annesi geldi.
– Elacığım hadi hazırlan canım gidiyoruz, dedi.
Ama Ela henüz gitmek istemiyordu.
– Biraz daha kalalım lütfen, diye ısrar etti Ela.
– Tamam. Size 5 dakika daha ama ondan sonra gideceğiz, dedi annesi.
Burcu ve Ela oyun oynamaya devam ettiler ama zaman çok çabuk geçmişti.
Ela’nın annesi seslenince oyunlarını bırakmak zorunda kaldılar.
Burcu ve ailesi misafirlerini yolcu etmek için bahçeye çıktılar. Herkes birbiriyle vedalaştıktan sonra Ela lar arabalarına bindi ve evlerine gittiler.
Burcu odasına döndüğünde etrafı ne kadar dağıttıklarını fark etti. O sırada annesi geldi:
– Burcu odan çok dağılmış kızım. Toplamadan uyuma sakın, olur mu, dedi ve gitti.
Burcu bir iki oyuncağı yerine koyduktan sonra kendi kendine söylendi:
– Ama bunların hepsini ben dağıtmadım ki… Neden tek başıma topluyorum?
Burcu hemen annesinin yanına gitti.
– Anne odamı toplarken bana yardımcı olur musun? diye sordu.
– Canım görüyorsun ben kendi üzerime düşen işi yapıyorum. Odan da senin sorumluluğunda, sen toplamalısın, dedi Zeynep Hanım.
Burcu dayanamadı:
– Ama anne ben tek başıma dağıtmadım.
– Biliyorum tatlım. Keşke oyuncaklarınızı her oyunun sonunda Ela ile birlikte toplasaydınız. O zaman odan bu kadar dağınık görünmezdi değil mi? Sende tek başına toplamak zorunda kalmazdın.
Burcu annesinin haklı olduğunu biliyordu. Ama çok yorulmuştu. Hemen uyumak istiyordu. “Alper bana yardım eder belki” diye düşündü ve Alper’in odasına gitti. Ama Alper mışıl mışıl uyuyordu.
Burcu odasına dönünce bir yerdeki oyuncaklarına bir de yatağına baktı. Yatak sanki ona:
– Gel bana gel… Sana yorganımla sarılır, seni sıcacık uyuturum, diyordu.
Burcu daha fazla dayanamadı. Oyuncaklarını sabah toplamaya karar verip yatağına yattı ve hemencecik uykuya daldı.
Burcu mışıl mışıl uyuyordu. Birden ayağına birşey değdiğini hissetti ve sıçrayarak uyandı. Kedileri komukçe olduğunu düşündü ve:
– Komikçe hemen yatağımdan in! dedi ama o kıpırdamadı bile. Burcu ayağnı yaaşca uzattı ve “PAAT” diye bir ses çıktı. Burcu:
– Bu seste ne annemlere söylemeliyim, diye düşünerek birden yatağından fırladı. Bu sırada oda da “PAAT” diye bir ses daha duyuldu. Burcu iyice korkmuştu.
Hemen koridora çıktı. O sırada ‘Pıt Pıt ‘ diye bir ses daha duymasın mı? Neyse ki gelen kuşu Kikirik’ti.
– Oh! Sen mi geldin Kikirik? Tuhaf sesler duydum. Gel anneme haber verelim, dedi ve anne babasının kapısını tıklattı.
Annesi kapıyı açınca:
– Anne yatağımda ses çıkaran tuhaf bir şey var. Gelip bakar mısınız? diye sordu.
Babası da uyanmıştı. Beraber Burcu’nun odasına gittiler.
Mehmet bey Burcu’nun odasının ışığını açtı. Yorganını kaldırdı. Yatağın içinde Burcu’nun oyuncak ayısı vardı. Karnına basınca “Gıyyk” diye ses çıkarıyordu.
– Ses çıkaran şey buymuş Burcu, dedi babası.
Burcu utandı:
– Şey… Ben biri var sanmıştım.
O sırada Burcu yerdeki kuklayı fark etti.
– Eyvah! Kuklamın kolu kırılmış. O benim en sevdiğim oyuncağımdı, dedi. Çok üzülmüştü.
Mehmet bey,
– Bir bakayım. Belki yapıştırabilirim, dedi kuklayı alarak.
Burcu oyuncakları kaldırmadığı için çok pişman olmuştu. Hem korkmuş hem de oyuncağı kırılmıştı.
– Anne ben odamı toplayacağım, dedi.
Terliklerini giyerek oyuncaklarını tek tek yerlerine koydu. Kikirik de ona yardım etti.
Burcu oyuncaklarının hepsini topladı. Biraz sonra babası Mehmet bey geldi. Kuklanın kolunu yapıştırmıştı. Kırıldığı hiç belli olmuyordu. Burcu sevinçle kuklasına sarıldı.
– Teşekkür ederim babacığım. Bir daha eşyalarımı dağınık bırakmayacağım, dedi ve kuklasını yerine koyduktan sonra tekrar yatağına yattı.

Yazar: masal-oku.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir