Niloya Civciv Annesi

Niloya – Civciv Annesi Hikayesi

Niloya, o sabah neşeli şarkılar söyleyerek kümese girdi. Sarı Kanat’a buğday getirmişti. Ama Sarı Kanat, yerinde değildi. Niloya, buğdayları yemliğe bırakırken bir ses duydu. Merakla etrafına baktı. A, aaa!
0 da ne? Folluktaki yumurtanın kabuğu çatlıyordu.
Birkaç çıtırtıdan sonra yumurtadan minik bir civciv çıktı. Niloya, “Merhabaaa!” diyerek şefkatle civcivi eline aldı. Şirin yavruyu sevip okşadıktan sonra onunla birlikte dışarı çıktı. “Babacığııım, baaak!” diye seslenerek babasına doğru koştu.
Babası, civcivi görünce sevinçle “Aaaa! Sarı Kanat’ın yavrusuuu! diye mırıldandı. Niloya. ‘Babacınım! Ona ben bakabilir mıyıiım?’ diyerek civcive sıkı sıkı sarıldı.

Babası, Niloya’ya minik bir civcive bakmanın zor olabileceğini açıkladı. Fakat Niloya, şirin yavruya annelik yapmakta ısrarlıydı. Böylece babasından civcive bir süre bakmak için izin aldı.
Niloya’nın sevinçten ayakları yerden kesilmişti. Onun için bu annelik oyunu; bütün oyunlardan daha güzeldi. Civciviyle ilgilendi. Onunla oyunlar oynadı, eğlendi. Ardından civcive yem verdi. Çok yorulunca da ağaç gölgesine uzanarak civciviyle birlikte dinlendi.

Fakat bir süre sonra Niloya’nın canı sıkıldı. Murat ve Mete’nin yanına giderek civcivini onlarla tanıştırdı. Bu yeni misafir; Murat’ı da Mete’yi de heyecanlandırmıştı. Çocuklar, bir süre civcivle ilgilendikten sonra saklambaç oynamaya başladı.

Oyunda önce Mete, ebe olacaktı; Murat ve Niloya da saklanacaktı. Niloya, saklanmasına saklandı ama kucağındaki civciv, bir türlü susmadı. “Cik cik, cik cik!” diye öttü durdu. Mete de civcivin sesini takip ederek Niloya’nın saklandığı yeri şıp diye buldu.
Çocuklar, civcivle birlikte saklambaç oyununa devam edemeyince deve-cüce oynamaya başladılar. Mete, bir “Deveeel’ bir “Cüceee!” diyerek arkadaşlarını şaşırtmaya çalışıyordu. Niloya ve Murat da şaşırıp yanmamak için dikkatle çömelip kalkıyordu.

Oyunun en heyecanlı yerinde civciv, yere çömelmiş olan Niloya’nın kucağına atladı. Niloya da civcivi düşürmemek için ayağa kalkmadı. Böylece yanıp oyundan çıkmak zorunda kaldı. Niloya, civcivle birlikte deve-cüce de oynayamamıştı.
Niloya, ağabeyi ve Mete’ye dönerek ‘Başka oyun oynayabilir miyiz?’ diye mırıldandı. Bunun üzerine çocuklar, yakan top oynamaya karar verdiler. Oyuna başlamadan önce Niloya, civcivini kenara bıraktı. Sevgiyle “Şimdi sen, beni burada bekle; tamam mı?’ diye fısıldadı.
Oyunda Mete, ortaya geçecek; Niloya ve Murat da topla onu vurmaya çalışacaklardı. Çocuklar, neşe içinde oyunlarına devam ederken civciv, nazlanarak Niloya’ya yaklaştı. Anlaşılan şirin yavrunun uykusu vardı. Ve tabii civcive annelik yapmak isteyen Niloya da onu uyutmalıydı.

Niloya. şefkatle civcivi kucağına aldı. Tam bu sırada Murat’ın attığı top, oyun alanının dışına kaçtı. Murat, “Niloyaaa! Sürekli civcive bakarsan oyun oynayamayız ki!’ diyerek kardeşini uyardı.
Bunun üzerine Niloya, bir karar vermesi gerektiğini anladı. Va civcive annelik yapacaktı ya da onu, kendi annesine verip oyun oynayacaktı. Niloya. ‘Benim gitmem gerekiyor!’ diyerek oradan ayrıldı.

Sonra da kucağındaki civcivle birlikte babasının yanına geldi. “Babacağııım! Civciv annesi olmak, hiç de kolay değilmiş. Civcivi annesine versem mi?” dedi. Babası, “Tabii kızım! Zaten bir yavruya en iyi annesi bakar, değil mi?” diyerek Niloya’ya Sarı Kanat’ı gösterdi.

Niloya, yavaşça civcivi yere bıraktı. Sarı Kanat da gözleri ışıldayarak yavrusuna yaklaştı. Sonra da yavrusunu kanatlarının altına aldı. Onların bu hâlini gören Niloya ve babası da gülmeye başladı. Neşeli ötüşüne bakılırsa civciv de annesine kavuştuğu için çoook mutlu olmuştu…

Yazar: masal-oku.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir