Meraklı Sarı Yumak

Meraklı Sarı Yumak

Sarı yumak adında bir küçük ayıcık vardı. Sarı Yumak bir ormanın içinde yaşıyor ve yaşadığı ormanıda çok merak ediyordu. Ama annesi onun tek başına ormana gitmesine izin vermiyordu:
-Orman bir ayı yavrusu için çok tehlikelerle dolu. diyordu.
Sarı Yumak, ‘Doğalı sekiz hafta oldu, artık büyüdüm diye düşündü.’ Bir gün erkenden uyandı. Parmaklarının ucuna basarak annesini uyandırmadan yavaşca dışarı çıktı.
Hızla ormana doğru koşmaya başladı. Etraf ne kadar sessiz ve güzeldi. Biraz durdu, ormanın mis gibi çiçek kokan havasını içine çekti. Sonra sevinçle hoplaya zıplaya yoluna devam etti.
Bir ağacın dibinde yerde bir oyuk açmaya çalışan tavşan gözüne ilişti. Yanına yaklaştı. Tavşan ona:
-Sabahanı bu erken saatinde nereye gidiyorsun? diye sordu.
Sarı Yumak:
-Ben ormanda gezmeye çıktım, ya sen ne yapıyorsun? dedi.
Tavşan:
-Yakında havalar soğuyacak, bunun için kış uykusu hazırlığı yapıyorum. diye cevap verdi. Sarı Yumak çok şaşırmıştı ve:
-Kış uykusu hazırlığı mı? diye hayretle sordu.
Tavşan da:
-Ayılar kış uykusuna yatmaz mı? dedi.
Sarı Yumak:
-Bilmiyorum, anneme sormalıyım. diyereke oradan uzaklaştı.
Biraz daha yürüdü. Karşıdan anne Kablumbağa ile üç yavrusu geliyordu Sarı Yumak durdu. Onları seyretti. Kendi kendine; ‘Evini ırtında taşıyan hayvanlar da varmış’ diye söylendi.
Yanlarına iyice yaklaşınca, onlara:
-Siz de tavşan gibi kış uykusuna yatmaya mı hazırlanıyorsunuz? diye sordu. Anne kablumbağa;
-Evet!. Kablumbağalarda kış uykusuna yatarlar, ama daha zamanı gelmedi. dedi.
Sarı Yumak kendi kendine, ‘Ormanda gezintiye çıkmakla akıllılık ettim, ne kadar çok şey öğrendim. Annem bunları duyunca herhalde bana kızmaz’ diye düşündü.
Sonra kendini bir gölün kenarında buldu. Zıp zıp zıplayan iki küçük kurbağa oyun oynuyorlardı. Sarı Yumak, hayretle onlara baktı. Şimdiye kadar böyle bir şey görmemişti. Kurbağalar ne güzel oyunuyorlardı.
Okadar hoşuna gitti ki, o da kendini suya atıverdi. Ama , o kurbağalar gibi yüzemiyor ve sıçrayamıyordu. Denedi, denedi ama her defasında kendini suyun derinliklerinde buldu. Ağzına ve kulaklarına sular dolmuştu.
Sarı Yumak, kurbağalarla oynamaktan vazgeçti ve yoluna devam etti. karnı çok açıkmıştı. ‘Artık eve dönmeliyim’ diye düşündü. Tam o sırada gözüne kıpkırmızı böğürtlenler ilişti. Demek ki annesi onun çok sevdiği pastayı yapmak için böğürtlenleri buradan topluyordu.
Yaklaştı ve olgun böğürtlenleri toplamaya başladı. Birden bire avucunda dayanılmaz bir acı duydu. Böğürtlenlerin diken eline batmıştı. Canı yana yana aç ve yorgun evine doğru zorlukla yürümeye başladı.
Annesi uyanmış evlerinin önünü süpürüyordu. Yavrusunun tüyleri ıslak, ağlayarak geldiğini görünce çok şaşırdı. Kızgın bir sesle:
-Ben sana ormana tek başına gidemeyecek kadar küçüksün demedim mi? diye bağırdı.
Sarı Yumak:
-Anneciğim kurbağalarla oynamak istedim ama onlar gibi yüzemedim. sonra senin pastama koyduğun böğürtlenlerden yerken dikenleri elime battı. dedi ve ağlamaya başladı.
Anne ayı kızğınlığını unutmuş, onun haline gülüyordu:
-Gel önce şu dikenleri çıkaralım, sonra da sana bir müjdem var. dedi. Sarı Yumak, merakla annesine baktı. Annesi de:
-Kuzenin beyaz ayı bize misafir geliyor. Beyaz ayılar çok iyi yüzücüdür, o sana yüzmeyi öğretir. dedi. Sonra yavrusuna sarıldı ve onu öptü:
-Bir daha ormana yalnız gitmeyeceksin, şimdi bana söz ver. dedi.
Sarı Yumak da:
-Söz veriyorum anneciğim. dedi İçi Sevinçle dolmuştu.

Yazar: masal-oku.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir