kınalı ve telli kuyruk hikayesi

Kınalı ve Telli Kuyruk – Arkadaşlık

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde deniz kenarında şirin mi şirin bir kasaba varmış. İlkbaharın gelişi o sahil kasabasına ayrı bir güzellik katarmış.

Kasabanın yakınındaki ormanda asırlık çınar ağaçları, çam ağaçları varmış, şelaleler, birçok küçüklü büyüklü mağaralar pek çok hayvanı ormana çekermiş. Buradaki her kayada ve ağaçta bir kumru ailesinin yuvası varmış. Kınalı bu aileden birinin yavrusuymuş.

Arkadaş canlısı kumruların küçük yürekleri sevgi ile doluymuş. Ormana gelen her hayvana kucak açarlarmış. Kumru ailesi sıkı bir şekilde çalışmaya başlamış, yuvalarını tamir etmişler. Misafirler için konaklayacak yeni yerler hazırlamışlar.

Kınalı yapılanlara pek akıl erdiremiyormuş. Bir gün annesine:

  • Anneciğim bütün bu çalışmaları niçin yapıyoruz diye sormuş.

Annesi:

  • Biliyorsun yavrum her yıl buraya misafirlerimiz gelir. Tatili burada geçirirler. Bizde onlara konaklayacak yer ayarlarız yiyecek içecek veririz. Bu hazırlıkları misafirlerimiz için yapıyoruz, demiş.

Kınalı:

  • Peki anne onların hiç işi yok mu? Niçin buralara kadar geliyorlar, demiş.

Annesi:

  • Canlılar bir yıl boyunca çalışır yorulurlar ve dinlenmek isterler. Gezmek ve dinlenmek için çeşitli yerlere giderler, demiş.

Kınalı:

  • Anneciğim misafirleri ağırlama konusunda ben size nasıl yardım edebilirim, demiş.

Annesi:

  • Sende misafirlerin çocukları ile ilgilenebilirsin. Onlara ormanımızı tanıtırsın çevreyi gezdirebilirsin. Kınalı şimdi yat. Sabahleyin erken kalkacağız daha çok işimiz var, demiş.

2-3 haftada bütün hazırlıklar tamamlanmış. Artık sabırsızlıkla misafirlerin gelmesini beklemeye başlamışlar. Sonunda beklenen Misafirler gelmeye başlamışlar. Kınalıların ilk misafiri bir sülün ailesiymiş. Onları barınaklarının en güzel yerine yerleştirmişler. Sülünlerin bir de yavruları varmış adı Telli Kuyruk’muş.

Kınalı ile Telli Kuyruk çabucak kaynaşıp arkadaş olmuşlar.

Kınalı bir gün denizde yüzüyormuş. Farkında olmadan kıyıdan epeyce uzaklaşmış. Uzaklaştığını fark edince de korkudan başlamış bağırmaya “İmdat. İmdat” boğuluyorum yardım edin diyormuş.

Telli Kuyruk iyi bir yüzücüymüş. O herkesten önce arkadaşının yanına ulaşmış. Telli Kuyruk’un ailesi de ona yardım etmiş ve Kınalı’yı sahile çıkarmışlar.

Telli Kuyruk:

  • Geçmiş olsun Kınalı, demiş.

Kınalı:

  • Teşekkür ederim arkadaşım demiş.

Kınalı’nın anne ve babası yavrularının kurtulduğuna çok sevinmişler.

Kınalı İle Telli kuyruk bütün gün aileleriyle birlikte gidip dolaşmışlar akşam olurken yuvalarına dönmüşler.

Sonbaharın yaklaşmasıyla misafirler ormandan birer ikişer ayrılmaya başlamış.

Kınalı son olarak arkadaşını görmediği yerleri gezmeye götürmek istiyormuş. Sabahleyin erkenden kahvaltılarını yapmışlar. Kayalıklara doğru uçmuşlar yeni mağaralar yeni şelaleler görmüşler. Gezdikleri bu yeni yerler Telli Kuyruk’un çok ilgisini çekmiş.

Yorgun bir şekilde yuvalarına dönmüşler. Nihayet ayrılık zamanı gelmiş bu akşam Kınalı ile Telli Kuyruk’un gözleri uyku tutmamış. Saatlerce konuşmuşlar bazen gülmüşler bazen üzülmüşler. Kınalı ve Telli Kuyruk seneye tekrar görüşmek için birbirlerine söz vermişler.

Sabahın ilk ışıklarıyla her iki ailede ayaktaymış. Son hazırlıklar yapılmış ve yolculuk başlamış. Ormanın sonuna kadar birlikte uçmuş Kumru ve Sülün ailesi. Ormanın sonunda Kınalı ve Telli Kuyruk ve aileleri birbirleri ile vedalaşmışlar ve buruk bir şekilde yuvalarına geri dönmüş.

Kınalı ise arkadaşının döneceği bir başka yaz mevsimini beklemeye başlamış ve bun yandan da:

  • Telli Kuyruk’u şimdiden özledim. Arkadaşlık çok güzel bir duyguymuş. Umarım beni unutmaz ve buraya tekrar gelirler, demiş.

 

Yazar: masal-oku.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir