İyiki Doğdun Bonbon (Nezaket Kuralları)

İyiki Doğdun Bonbon Hikayesi -Nezaket Kuralları

Kibarcık ailesi ve Kabalar ailesi aynı apartmanda yaşayan iki komşuydular. Birbirlerinden tamamen farklı özellikte ve sık görüşmeyen ailelerdi. Ancak yinede birbirlerinin farklılıklarına saygı duyarlardı. Mesela kabalar ailesinden herkes çok kabaydı. Hiç kimseye teşekkür etmezler. Sokak kapısını küüttt diye çarparlardı. Çok yüksek sesle konuşurlar ve ağızları açık ve şapırdatarak yemek yerlerdi.
Kibarcık aile ise bir o kadar da nazik insanlardı.


Bu iki aile sık görüşmeseler de, bu iki ailenini ortak bir yanları vardı. Kibarcık ailesinin oğlu Tekir ile Kabalar ailesinin kızı Bonbon aynı sınıfta okuyan iki arkadaştılar. Aslında Bonbon’u okulda çok fazla kimse sevmezdi. Kaba saba davranışları ile arkadaşlarını kızdırırdı. Hatta en son izin istemeden sıra arkadaşı Karabaş’ın silgisini almıştı.
Karabaş silgisini aradı aradı çantasının içine, sırasının altına, kalem kutusuna her yere çok iyi bakmasına rağmen silgisini bir türlü bulamadı ve çok üzüldü. Sonra bir baktı ki silgisini Bonbon kullanıyor. Hemen yanına gitti ve:
-Bonbon bu silgi senin mi? diye sordu.
Bonbon:
-Yooo! Senin. dedi rahat rahat. Karabaş sinirlenmişti:
-Nasıl yani! Benden izin almadan kullandın öylemi? Ben ne kadar zamandır arıyorum bu silgiyi. diye sert çıkıştı.
Bonbon:
-Aman canım sadece bir silgi al işte geri verecektim zaten. diyerek bir özür bile dilemeden çekip gitti.
Bu olay bardağı taşıran son damlaydı. Bütün sınıf bir araya geldi ve Bonbon’un kibar bir kız olabilmesi içini bir plan yaptılar. Cumartesi günü Bonbon’un doğum günüydü. Plan gereği hiç kimse doğum gününe katılmayacak fakat özür bile dilemeyeceklerdi. Artık hiç kimse Bonbon’a teşekkür ederim, Nasılsın, özür dilerim gibi kelimeler söylemiyor, görgü kurallarını onun yanında uygulamıyordu. Belki bu şekilde ona bir ders verebilirlerdi.
Tekir, arkadaşının üzülmesini yinede istemiyordu. Görgüsüz bir kız olmasına rağmen Bonbon aslında çok iyi bir arkadaştı. Onunla konuşmaya çalıştı ve:
-Bak Bonbon böyle devam edersen diğer arkadaşlarınla aran açılacak. Kimse seninle arkadaş olmak istemezse, seni aralarına almazlarsa, çok üzülürsün. dedi.
Bonbon:
-Amannn. Birşey olmaz Tekir. Ne yapalım ben böyleyim işte. dedi.
Tekir:
-Peki sen bilirsin. Ne zaman istersen sana yardımcı olmam için bana gelebilirsin. diye hatırlatarak oradan ayrıldı.
Doğum günü geldi çattı. Bonbon ile annesi hazırlık yapıp, misafirlerini beklemeye başladılar. Davet saatinden iki saat geçmesine rağmen hiç kimse gelmemişti. Hiçbir arkadaşı arayıp gelemeyeceğini de söylememişti. Oysa arkadaşları görgülü ve nazik çocuklardı. Bonbon annesine bakarak:
-Hayret. Galiba doğum günüme gelmeyecekler anne. Bana bir ders vermek istiyorlar. Düşünceli ve görgülü bir insan olmazsam. Birilerini üzersin. Kendinde üzülürsün demek istiyorlar. Tıpkı şimdi benim hissettiğim gibi. diye mırıldandı.
Bu olaydan sonradan sonra Bonbon kararını vermişti. Ertesi gün hiçbir arkadaşına birşey söylemeden, Tekir’in yanına gitti ve:
-Şeyy. Sen haklıydın Tekir. dedi. Tekir hiç birşey anlamamıştı ve:
-Hangi konuda? diye sordu.
Bonbon:
Görgülü ve nazik biri olmam konusunda tabi ki. dedi ve:
-Lütfen bana yardım et. Etrafımda bir sürü arkadaşım olsun istiyorum. diyerek sevgi ile Tekir’in yüzüne baktı. Tekir cumartesi günü olanları hatırladı ve:
-Tamam. Sana yardım edebilirim. Ancak söylediklerime harfi harfine uymanı istiyorum. Yoksa bu iş olmaz. dedi.
Bonbon herşeyi çoktan kabul etmişti. Bir hafta boyunca çok ciddi bir çalışmaya girdiler. Bonbon kapı çalmayı, Özür dilerim, Lütfen, Teşekkür ederim gibi nezaket cümlelerini, ağzı kapalı olarak yemek yemeyi ve şapırdatmadan yemek yemeyi çok iyi öğrendi.
Bundan böyle, büyükler yemeğe başlamadan yemiyor ve devamlı güler yüzlü olmaya çok dikkat ediyordu. Gerçekten çok kısa sürede öğrendi ve uygulamaya başladı. Şimdi sınıfın en nazik ve görgülü kızı oydu. İki hafta böylece geçip gitti…
Ve yine bir cumartesi günüydü. Annesi Bonbon’u markete göndermişti. Bonbon yarım saat sonra marketten döndüğünde, içeriye adım attı veee! O da neee!
İYİKİ DOĞDUN BONBON.
İYİKİ DOĞDUN BONBON.
İYİKİ DOĞDUN BONBON.
Süpriiiz! Aman Allah’ım buda ne? Bütün arkadaşları doğum gününü kutlamak için toplanmış. Bonbon’u bekliyorlardı. Ellerinde kendi emekleri ile yaptıkları hediyeleri vardı. Annesi ise bu güzel süprize mis gibi kurabiyeler, börekler ve pasta yaparak ortak olmuştu.
Ne kadarda mutlu oldu Bonbon. Biricik arkadaşlarına tek tek teşekkür etti ve yanaklarından öptü. Arkadaşlarının doğum gününü unutmayacağından zaten çok emindi.

Yazar: masal-oku.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir