İnatçı Yavru Fil Masalı

İnatçı Yavru Fil Masalı

Uzak diyarlarda bir ormanda bir fil ailesi yaşarmış. Bu ailenin en küçük üyesi olan yavru fil çok inatçı ve çok yaramazmış. Bir gün anne babası gezmeye giderken Anne Fil yavrusuna seslenmiş:

– Yavrum nerdesin hadi gel gezmeye gidiyoruz, demiş.
Baba Fil de:
– Nerdesin hadi yavrum gel, demiş.
Az sonra yavru fil yanlarına gelmiş. Gezmeye gitmek için pek istekli görünmüyormuş ve:
– Ben sizinle gezmek istemiyorum. Çok sıkıcı,
Anne Fil:
– Kardeşlerin gezmeye gidecekleri için çok heyecanlı, sen neden böyle yapıyorsun.
Yavru Fil:
– Kardeşlerim gezmeye çıkabilir. Hep aynı şeyleri yapıyoruz. hem Fil olmak çok sıkıcı, demiş.
Anne Fil ve Baba Fil yavrularının böyle konuşmasına çok şaşırmışlar özellikle de son cümlesine ama ona belli etmek istememişler.
Baba Fil:
– Peki öyleyse sen bilirsin, buradan bir yere ayrılma, bir hava kararmadan dönmüş oluruz, demiş.
Yavru Fil:
-Tabi her zaman ki gibi.
Fil ailesi yavru inatçı yavru fili yalnız bırakıp dolaşmaya çıkmış.
Yavru fil bir süre tek başına eğlenmiş ama sonra canı sıkılmaya başlamış. canı sıkıldıkça da kızgınlığı biraz daha artmış ve:
– Bundan sonra fil olmak istemiyorum, küçük fil olmak kötü bir şey, peki acaba ne olayım, diye kendi kendine söylenirken, o sırada zıplaya zıplaya ilerleyen bir Ceylan’a gözü takılmış, o an kararını vermiş:
– Evet. Evet Ceylan olayım ben,hem hızlı hem çevik, demiş.
Yavru Fil, Ceylan’ı taklit ederek zıplamaya çalışmış ama kalın hantal ayakları bir birine dolanmış ve kafa üstü yere düşmüş. Biraz canı acımış yavru Fil’in ve:
– Ceylan olmak o kadar da eğlenceli bir şey değil, demiş.
Düştüğü yerden kalkarak orman içine doğru yürümeye başlamış. Maymunların birbirleriyle oynadığı bir ağacın altına gelmiş. maymunlar daldan dala atlıyor. şakalaşıyor, çok eğleniyorlarmış. Maymun olmak çok eğlenceli maymun olayım o zaman demiş küçük yavru fil içinden. Ağacın altından maymunlara seslenmiş:
– Hey maymunlar bana bakın, bende maymunum, benimle de oynayın hadi, diye seslenmiş.
Maymunlar bir an durup yavru fil’e bakmışlar, sonra hepsi birlikte ağaçtan aşağıya inip, yavru fil’in etrafını sarmışlar. Kimi üzerine çıkmış, kimi kulaklarını çekmiş, kimi hortumuna asılmış, kimi kafasına hindistan cevizi atmış. Yavru Fil neye uğradığını şaşırmış, maymunlar gibi daldan dal atlayıp kaçamıyormuş, canı yanmış, niyetleri sadece oyun oynamak isteyen maymunlara karşılık veremiyormuş, sonunda hortumuyla maymunları uzaklaştırmış ve var gücüyle oradan uzaklaşmış.
Yavru Fil ormanda biraz daha ilerlemiş, bu sefer ağaçta bir Sincap görmüş, Sincap ağacın dalından bir palamut tanesi koparıp, yuvasına girmiş. Bunu gören Yavru Fil:
– Ne tatlı hayvan, ne güzel küçük olduğu için her yere girip çıkabiliyor. evet ben sincap olmalıyım, demiş bu seferde.
Yavru Fil, Sincap gibi ağaca tırmanmak istemiş ancak becerememiş. Sonra Sincap’ın girdiği deliğe hortumunu sokmuş tabi zavallı Sincap korkudan kendini delikte dışarı atmış. Yavru Fil kafasını deliğe sokmak istemiş ama kafası ağacı kovuğuna sıkışmış. Kafasını delikten güçlükle çıkartabilmiş ve:
– Sincap olmak ban göre değil, ağaçlar bunun için çok küçük, demiş.
Yavru Fil ormanın içine doğru yürümeye devam etmiş ve artık evinden iyice uzaklaşmış.
Bira ileride rengarenk bir Papağan’a rastlamış. Papağan bir ağaçtan ötekine uçuyormuş. Küçük filin çok hoşuna gitmiş. Hemen Papağan’ın yanına yaklaşmış ve:
– Ben de Papağan olmak istiyorum, bana uçmayı öğretir misin, demiş.
Papağan:
– Elbette öğretirim arkadaşım, demiş.
Beraberce göl kıyısındaki dik bir yamaca gitmişler.
Papağan:
– Şimdi bak beni izle bak nasıl uçacağım, demiş. biraz yürüdükten sonra kanatlarını açıp kendini boşluğa bırakmış ve uçmaya başlamış. Havada süzülüyormuş.
Yavru Fil’de onu taklit etmiş ve yamaçtan aşağı kendini bırakmış. Papağan kanatlarıyla uçarken, yaramaz fil yavrusu boşlukta düşmeye başlamış ve göle düşmüş. Neyse ki yaralanmamış. hemen suyun üstüne çıkmış ve yüzerek kendini zorla göl kıyısına atmış. Üstü başı çamur içinde kalmış. Her tarafı ağrıyormuş. Papağan yavru fil’in yanına gelmiş ve ona:
– Bence sen Fil olmaya devam et arkadaşım, demiş ve yanından gitmiş.
Tam bu sırada göl kenarındaki yamaçta bulunan bir kuş yuvasından, minicik bir kuş yavrusu aşağı göle düşmüş. suyun içinde kaybolmuş. anne kuş panik içinde yavrusunun düştüğü yere gelmiş. Suyun üstünde uçuyor ve bağırıyormuş:
– İmdat yardım edin! Yavrumu kurtarın İmdat!
Yavru Fil hemen suya girmiş, hortumunu daldırıp kuş yavrusunu aramaya başlamış. Bir kaç saniye sonra, hortumunu sudan çıkardığında, hortumun ucunda minik yavru duruyormuş. Minik yavru gözlerini açmış ve Yavru Fil:
– Yaşıyor. Yaşıyor., diye çığlık atmış.
Yavru Fil, minik kuşu dikkatlice göl kenarına koymuş, anne kuş uçarak yanlarına gelmiş ve:
– Çok teşekkür ederim. Sen olmasaydın yavrum boğulacaktı, iyi ki varsın, demiş.
Yavru Fil bu sözleri duyunca çok sevinmiş. Kendini çok değerli hissetmiş. Eğer bir fil olmasaydım. bu minik yavruyu kurtaramazdım diye düşünmüş ve :
– Galiba ben bir fil olarak kalmalıyım, demiş.
Artık akşam olmak üzereymiş ve yavru fil evinden baya uzaktaymış. Bir an evvel evine dönmek için sabırsızlanıyormuş.
Dönüş yolunda gökte uçan Papağan’ı, Kovuğundan başını çıkartıp bakan Sincap’ı, daldan dala atlayıp oynayan maymunları, koşarak yanından geçen Ceylan’ı görmüş, ama o sadece çok özlediği ailesine kavuşmak ve sürekli inatçılık yapıp onları üzdüğü için onlardan özür dilemekten başka hiçbir şeyi düşünmüyormuş.
Bizim Yavru ailesini yanına geldikten sonra yaşadığı olayları bir bir anlatıp ne kadar yanlış yaptığı söylemiş onlara, hepsinden ayrı ayrı özür dilemiş, yaptığı inatçılık ve yaramazlıklar için. Bundan sonra onlarla birlikte mutlu ve huzurlu yaşamları olmuş ve hayatından lezzet almak için çabalamış.
İnatçı Yavru Fil Masalımız burada bitti. Bir sonraki masalımızda görüşmek üzere…

Yazar: masal-oku.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir