Herkes Hata Yapar

Herkes Hata Yapar 

Doğa ile iç içe olan bir kasabada yaşayan Selin adında bir kız yaşardı. Selin çok tatlı ve sevimli bir kızmış. Tek bir kötü özelliği varmış o da her şeyin kusursuz olmasını istemesiymiş. Kendisini hiç hata yapmayan biri olarak gördüğü için etrafında hata yapan birilerini görünce onlara sinir olurmuş. Çoğu arkadaşına sırf bu yüzden kızdığı zamanlar bile olmuş. Arkadaşları ilk başlarda herkesin hata yapabileceğini, hata yapmanın doğal bir şey olduğunu anlatmaya çalışsalar da bir süre sonra Selin’in bu özelliğini umursamamaya başlamışlar.

Günlerden bir gün Selin, okuldan eve gelirken kırtasiyenin vitrinindeki bir oyuna gözü takılmış. Kırtasiyenin vitrininde Selin’in uzun zamandır istediği büyük bir kelime oyunu kutu içerisinde duruyormuş. Üstelik üzerinde yazdığına göre yarı yarıya indirime bile girmiş. Selin o kadar mutlu olmuş ki hemen eve gidip bunu babasına söylemek için can atıyormuş.

Selin eve girdiğinde üzerini bile değiştirmeden koşarak babasının yanına gitmiş:

Selin: ‘Babacığım, benim uzun zamandır istediğim büyük bir kelime oyunu vardı ya hani? Bizim okulun yanındaki kırtasiyede o oyun indirime girmiş. Yarın bana o oyunu alabilir misin?’ demiş.

Babası Selin’in uzun zamandır o oyunu istediğini biliyormuş. Kızına gülümseyerek;

Baba: ‘Tabii ki alırım kızım.’ Demiş.

Selin o gece heyecandan zor uyumuş. Ertesi gün okuldaki derslerin bir an önce bitmesi ve hemen eve gitmek için saatleri sayar olmuş. Sonunda okul bitmiş ve Selin koşa koşa evin yolunu tutmuş.

Selin eve geldiğinde hızlıca kapıyı açarak babasına seslenmiş:

Selin: ‘Babacığım, ben geldim. Oyunum nerede?’

O sırada Selin’in annesi mutfaktan çıkmış.

Anne: ‘Kızım baban daha gelmedi işten. Bugün çok yoğunmuş, geç kalabilirmiş. Hadi sen gir içeri kızım’ demiş.

Selin’in önce biraz canı sıkılsa da sonrasında babasını beklemek onu heyecanlandırdığı için hoşuna bile gitmeye başlamış. Aradan iki saat geçince babası kapıyı açarak selam vererek eve girmiş.

Selin babasının eve girdiğini görünce koşarak babasının yanına gelmiş:

Selin: ‘Babacığım seni ne çok bekledim bir bilsen… Hani oyunum nerede?’ demiş.

Babası o an kırtasiyeye uğramayı unuttuğunu hatırlamış. Bugün o kadar yoğun bir günmüş ki kızının istediği oyunu almak tamamen aklından çıkmış.

Baba: ‘Kızım, iş yerinde bugün çok yoğun bir gündü. Tamamen aklımdan çıkmış, özür dilerim. Ama sana söz yarın sabah kırtasiye açıldığı gibi gider ve alırım” demiş.

Selin çok ama çok sinirlenmiş. Babası böyle bir şeyi nasıl unuturmuş!

Selin: ‘Baba sana dün oyunu almanı kaç kez söyledim, nasıl unutursun ya!’

Babası kızının yanına yaklaşmış:

Baba: ‘Kızım gerçekten unutmuşum. Ofis bugün çok yoğundu. Bir hata yaptı, senden de özür diledim, hadi uzatmayalım lütfen.’ demiş.

Ancak Selin durur mu?

Selin: ‘Bu hatanın özrü olmaz baba! Sana kaç kere hatırlattım, bu yaptığın hata değil düpedüz umursamazlık!’ demiş ve bir hışımla odasına geçmiş.

Bütün gece odasında oturan Selin, kızgınlığından ne annesi ne de babası ile konuşmuş. Odasında kendi kendine otururken sinirden bir süre sonra da uyuyakalmış. Ertesi gün babası söz verdiği gibi oyunu alsa da Selin babasına hala kızgınmış.

Bu olayın üzerinden çok zaman geçmemiş ki Selin’in başına gelen bir olay ona herkesin hata yapabileceğini ve bazı şeyleri unutabileceğini göstermiş.

Selin o hafta çok yoğun bir ders programı ile çalışmış, yorgunluk, arkadaş ziyareti derken Türkçe dersinin ödevini yapmayı unutmuş ve okula gitmiş. Okulda Türkçe dersinde öğretmen herkesin ödevlerini masasına getirmesini istemiş. Ancak Selin, Türkçe dersinden ödevi olduğunu o anda hatırlamış. Bir önceki derste öğretmeninin ödev verdiği ‘affetmek’ başlıklı kompozisyonu yazmayı unutmuş. Selin’in arkadaşları tek tek ödevleri öğretmenin masasına götürürken, Selin ödevini yapmadığı için götürememiş. Selin kendi kendine çok sinirlenmiş, böyle bir hatayı nasıl yapabilirim diye kızmış durmuş. En sonunda öğretmen onun adını söylediğinde Selin ödevi unuttuğunu söylemiş ve özür üzerine özür dilemiş.

Öğretmen: ‘Selinciğim belli ki ödevini unutmuşsun, insanlık hali bu olabilir tabii. Hata yapmışsın ve özür de diledin, bir şey olmaz. Kendine bu kadar üzme. yarın ödevini yapıp getirsin’ demiş.

Selin bu olayın ardından herkesin hata yapabileceğini, dalğınlık ve yorgunluklar yapması gereken bazı işleri unutabileceğini anlamış.

Herkes Hata Yapar adlı masalımız burada bitti. Bir sonraki masalımızda görüşmek üzere…

 

Yazar: masal-oku.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir