Keloğlan’ın İkizi

KELOĞLAN’IN İKİZİ Bir varmış bir yokmuş. Evvel zamanda bir Keloğlan varmış. Bu Keloğlan kasabaya gitmiş. Keloğlan’ı han odasından gören İsmail adındaki genç adam gözlerine inanamamış. Gördüğü tıpkısının aynısı kendisiymiş. Elbiseler farklıymış. Onun elbiselerini giysem herkes beni o zanneder. Ben de onlara pek güzel hayat dersi veririm, diye düşünmüş. Yüzünü, kafasını araplar gibi sarmış. Arapların öyle […]

Keloğlan Düdük Helva

KELOĞLAN DÜDÜK HELVA Bir varmış, bir yokmuş. Bir işte çalışmayan, gezip dolaşmayı seven bir Keloğlan varmış. Bu Keloğlan komşu kasabada gezerken, tellanın sesini duymuş: ” Ey ahali, duyduk duymadık demeyin, yola çıkıverin hemen, menekşe sokağında, yengenin konağında helva günü yapılıyor. Buyurun davetlisiniz, gelin helva yersiniz. ” Tellalın söylediklerini duyan Keloğlan soluğu yengenin konağında almış. Konağın […]