Açgözlü Tüccar – Aç Gözlü Olmamak

Açgözlü Tüccar – Aç Gözlü Olmamak

Bir zamanlar, ülkenin birinde çok fakir, ancak fakir olduğu kadar da iyi kalpli bir genç yaşarmış. Bu gencin ailesi de çok fakirmiş. Bu yüzden artık iyice büyüyünce kısmetini aramak için uzun bir yolculuğa çıkmaya karar vermiş.

Ülke ülke gezmek, dünyayı tanımak istiyormuş. Bir gün limanda dolaşırken tuhaf giysili bir adam dikkatini çekmiş. Adam heybesinden çıkardığı iki küçük kediciği okşuyormuş. Sonra da kedileri denize atmak için ayağa kalkmış. Yoksul genç, adamın niyetini anlayınca, hemen kedileri satın alıp kurtarmak istemiş. Ancak yanında sadece bir tane altını varmış. Kedileri almak için altınını adama uzatmış ve:

“Daha fazlasını veremem. Çünkü bütün param bu… Ama bunu al ve bu kedileri bana bağışla!” demiş.

Adam sevinç içinde altını almış ve kedileri yoksul oğlana vermiş. Yoksul genç, o gün bir gemide tayfa olarak iş bulmuş ve gemi ile yola çıkmış, uzun bir yolculuktan sonra, cennet gibi güzel bir adaya gelmişler. Yoksul genç ve gemide tanıştığı üç arkadaşı bu güzel adada kalmaya karar vermişler.

Biraz yürüdükten sonra adadaki yerlilerin şehrine ulaşmışlar. Yerliler, burada bolluk içinde güzel bir hayat sürüyorlarmış. Adanın kralı, o akşam adaya yeni gelen misafirlerin şerefine bir ziyafet vermiş. O kadar çok çeşitli yemekler hazırlanmış ki, bir tek kuş sütü eksikmiş. Ama yemek başladığında ortada bir sürü fare koşuşturmaya başlamış. Yoksul genç ve arkadaşlarının şaşkın bakışları içinde adanın kralı konuşmaya başlamış;

“ Aah! Ah! Şu hayvanlar bütün hayatımızı zehir ediyorlar. Bir türlü de başa çıkamıyoruz. Biri çıksada bu fareler için bir çözüm bulsa, ona krallığa yarısını verebilirim!”

Yoksul genç, bunun üzerine sofradan kalkıp iki kediciği kralın huzuruna getirmiş:

“Kral hazretleri” demiş,

“Bu kediler sizi bu farelerden kurtarabilir.Size hediye ediyorum!”

Gerçekten de kediler on dakika içinde salonu farelerden temizlemişler. Kral o kadar sevinmiş ki, gence krallığının yarısını değil, daha da fazlasını vermiş.

Yoksul genç ve üç arkadaşı, kralın verdiği hediyelerle çok zengin olup, ülkelerine geri dönmüşler…

Orada açgözlü bir tüccar arkadaşları varmış. Başlarından geçenleri ona anlatınca, nesi var, nesi yok toplayıp adanın yolunu tutmuş. Niyeti bütün varlığını krala sunup, ondan daha fazlasını almakmış. İki kedi için bu kadar hediye veren kral, mücevherleri görünce kendisine daha fazlasını verir diye düşünüyormuş.

Sonunda adaya ulaşmış. Kral onu da büyük bir ilgiyle karşılamış, onun için de büyük bir ziyafet düzenlemiş. Yemekten sonra açgözlü tüccar, getirdiği mücevherleri krala hediye etmiş. Hediyelerine çok sevinen kral ellerini çırpmış. İki hizmetkar ellerinde taşıdıkları kadife yastıklarla huzura gelmişler. Yastıkların üzerinde iki küçük kedicik varmış.

“Bu kedicikler, adanın en değerli varlıklarıdır” demiş kral. “Verdiğiniz güzel hediyelere karşılık olarak bunları size hediye ediyorum!”

Bu yolculukta her şeyi kaybeden tüccar, çaresiz iki kediyle ülkesine geri dönmüş. Kıskançlığının ve açgözlülüğünün cezasını bütün varlığını kaybederek çekmiş.

Bu hikayeden “Açgözlülük karın doyurmaz” mış bunu anlıyoruz.

Açgözlü Tüccar – Aç Gözlü Olmamak Hikayesi burada bitti. Bir sonraki hikayemizde görüşmek üzere…

 

Yazar: masal-oku.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir